GECE YOLCULUKLARI

DÜŞÜNEN VE SORGULAYANLAR İÇİNDİR

CEN.NET CAFE… Ağustos 16, 2007

Kategori: Güncel, HİKMET DAMLALARI, SİZDEN GELENLER, Yansımalar — geceyolculuklari @ 9:24 pm

CEN.NET CAFE…

Falanca Camii imamı Abdullah hoca, resmi işlerini yaptırmak için nüfus müdürlüğüne gider.Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır. Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim CEN.NET CAFE… “fesüphânallah’ lar, estağfirullah’ lar çektirir hoca efendiye, hem de ardı arkasınca: Cafe işleten delikanlıya hacetini söyler:
- Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
- Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim. Abdullah hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulunduğu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline. Demek ki der gençlerin giripte bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır. Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak,huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur. Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarını düşünür. Bir “fesuphanallah” daha çeker
ve:
- Âhir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine…
Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur Abdullah amca. En azından bu da bir hürmet ifadesidir. “Aferin” derken içinden, hayıflanır istemeden:
- Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar.
Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, ne kendisine ne de acıdığı gençlere bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
- Delikanlı sana bir şey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
- Buyurun amcacığım, ne soracaktınız?
- Sen Allah’ı bilir misin?
Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği jöleli saçları, her baktığında bir “fesuphanallah” daha çektiği sakal şekliyle bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır. Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
- Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca? Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
- Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun Allah’ı, bana bir anlatır mısın?
Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
- Bu bilgisayar ile biliyorum amcacığım.
- Bunlarla mı? Delikanlı pek anlayamadım.
- Bu bilgisayarların varlığı benim nazarımda Allah’ın varlığının en açık delillerinden biridir. Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca, böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir. Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafından yapılmış olduğunu söyler sana. Meselâ Darwin denilen mendebur kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki: “Bu âlet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.” Darwin bile “çüşş lan deve” der. Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir:
- Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince kıvırıveriyor değil mi evlâdım?
- Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlanmış, hepsi bir program tarafından idare ediliyor. Bu sistemi ben kurdum, burayı ben çekip çeviriyorum. Buradaki düzen benden sorulur; yani bir mânâda farzı muhal buranın tanrısı benim. Bazen oyun oynayıp, interneti kullanıp para ödemeden sıvışmaya kalkanlar
oluyor. Hemen yakalıyorum kerataları. “Gel bakalım! Nereye gidiyorsunuz böyle! Buranın nimetlerinden faydalanıp başıboş bırakılıvereceğinizi mi zannettiniz? ” “Paramız yok abi!” derlerse; “Yok öyle yağma!” deyip cezalandırıyorum. İnternet-cafeyi temizletiyorum: paspas yapıyorlar, camlan silip tuvaleti temizlettiriyorum. Bir saat oyunun, internetin bedeli olur, bunun hesabı sorulur da, sayısız nimetlerle dolu koca bir ömrün hesabını sormazlar mı insandan? Bir cafenin bile işlerini düzenleyen, tertip eden biri varken, koca kâinatın, kusursuz işleyen bu sisteminin bir kurucusu olmaz mı? Olmaz diyenin ahmaklığını bütün noterler tasdik etmez mi?
- Vallahi evlâdım pek takdir ettim seni. Peki Allah’ı nasıl bilirsin, neye benzetirsin?
-Ben Allah’ı hiçbir şeye benzetmeden bilirim amca.
- Bunun böyle olacağını nasıl bildin evlâdım? Delikanlı eliyle bilgisayarları işaret etti:
- Yine bunlar sağ olsun. Bu bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır. Birbirlerine benzemezler. Programı yazan insan başkadır, ortaya konulan program ise bambaşka. Bilgisayarda yüklenmiş bilgiler vardır, fakat benim bilmem yine başkadır. Kamerası vardır, ses düzeni vardır, ama benim gözlerim ve duyup konuşmam farklıdır. Abdullah amca çocuğun feraset ve anlayışını çok beğenmişti. Sorduğu sorulara aldığı cevaplar, gayet mantıklıydı ve berrak bir imana işaret ediyordu. Aslında buradaki işi bitmiş, kimlik numarasını çoktan almıştı; ama delikanlı ile muhabbete devam etmek istedi.
- Peki varlığına inandığın Rabbin için ne yapman gerektiğine dair ne biliyorsun?
- Ne yapmam gerektiğini biliyorum amca, fakat ne kadarını yapabildiğim hususunda kendimi yeterli görmüyorum.
- Ne bildiğini söylersen, neler yapabileceğine dair yardıma olabilirim belki evlâdım.
- Neler yapmam gerektiğine dair surdan biliyorum amca: Öncelikle, Rabbim bana bir gönül vermiş. Kendisini bilmeyi nasip edip muhabbetini gönlüme yerleştirmiş. Ben de gönlümde sadece O’na ve sevdiklerine yer vermeliyim, onun istemeyeceği şeyleri gönlümden uzak tutmalıyım. İkinci olarak bana verdiği dili razı olmayacağı sözlerden korumalıyım. Her zaman onu söylemeli, onu anlatmalıyım. Son olarak bana verdiği bu bedeni onun nzası istikametinde kullanmalı, bir gün toprak olacak vücudumu onun yolunda eskitmeliyim. Benim bildiğim bundan ibaret…
- Ee evlâdım daha ne yapacaksın, başka bir şey kalmadı ki!
- Efendim yapmalıyım, etmeliyim diyorum ama, bal demekle ağız tatlanmıyor ki! Gidilecek yolu bilmek ayn, usulüyle yolda yürüyebilmek apayn bir şey… Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse, Şeytan denilen melun HACKER, benim sistemimde ki NEFİS virüsünü aktif hale getiriyor. Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir virüs programı bulmam lazım belki de..
- Ben biliyorum, dedi Abdullah Hoca ve ekledi: TASAVVUF anti-virüs programlarından birisini gönül Hard-diskine kuruyorsun ve her gece kalkıp güncelleyerek, virüs taraması yapıyorsun evlâdım.
Delikanlı aldığı cevaptan hem şaşırmış hem hoşlanmışû. Hoca efendiye
tebessüm ederek:
- Amca bu programı nereden indirebiliriz acaba? Bildiğin bir site var mı? dedi. Hoca efendi aynı tebessümle cevap verdi:
- Bunun korsan sürümlerine çok dikkat etmek lâzım evlat. Ehline müracaat ederek lisanslı bir program yüklemelisin bence.
- Sizde var mı öyle bir program?
- Var da, ben yüklemeyi bilmiyorum, ama istersen tanıdık bir programlama biruzmanı tavsiye edebilirim.
- Çok sevinirim, diyen delikanlı, Abdullah Hoca ile tekrar buluşacaklan bir gün kararlaştırarak, hoca efendiyi dükkanından uğurladı. Ve ümit dolu tebessümlerle
arkasından bir müddet seyretti….


 GÖNDEREN CEMİLE KOCAER   ZEYTİNBURNU/İSTANBUL

 

EY AYASOFYA Ağustos 2, 2007

Kategori: BİZ OSMANLIYIZ, Yansımalar, Şiirler — geceyolculuklari @ 7:21 pm

 

  EY AYASOFYA
 
SEN Kİ;
Ne şaşalı ne görkemli
Devirler gördün.
SEN Kİ;
Fatih’in göz bebeği
Sevdasıydın gülüydün
SEN Kİ;
Osmanlının,
İslam bolun,sembolüydün
SEN Kİ;
Müminlerin gönlünde,
Düğün,Bayram günüydün
SEN Kİ;
Aşemsettinin dudağında,
Kıpır,kıpır bir dua,
SEN Kİ;
PEYGAMBERİN
Müminlere müjdesi,
SEN Kİ;
PEYGAMBERİN
Ötelerden gördüğüydün
FATİH ile gülmüştü
Gülmeyen yüzün
Ümmete Düğündü,
Bayramdı o gün
Minarelerinde ezanlar
Göklere yükselirdi
Bunu duyan müminler
Sanki aşktan erirdidi
Kubbende ses verirdi
Tekbirlerin sedası
Erişirdi Rahmana
Ermişlerin duası
Günler ne günlerdi
EY AYASOFYA
Çağlar ne çağlardı
Zaferden zafere koşan
Kutlu orduların vardı
Şimdi ise arıyorsun
O günleri hasretle
Söyle …..!
EY AYASOFYAM Söyle
Rüyanda olsa bile
Hiç görürmüydün
Bir gün böyle olacağın,
Bu günleri göreceğin
gelir miydi aklına
Ve Hiç düşünür müydün
O günler bir daha,
Gelir mi dersin
Bu hasret bu bekleyiş
Biter mi dersin
Her taraf göz yaşı,
Her taraf kan
Yanıyor baştan başa
Yanıyor alemi islam
O günler bir daha
Gelir mi dersin
Söyle EY AYASOFYAM,
Söyle ne dersin.
Yeniden bir FATİH
Gelir mi dersin

 

Hikmet GÜNDÜZ 02/08/2007 SAAT 16:47
ÖNEMLİ HATIRLATMA
Şiirler şahısıma ait olup yasal güvence kapsamındadır şiirleri kaynak ( site adresi ve şaiirin ismi verilmeden)
Kullanılması ve yayınlanması yasaktır.Bu aynı zamanda emek hırsızlığı olup kul hakkını ihlaldir.
  

 

 

 

 

 

 

 

 

ADLİYE KORİDORLARI Ağustos 1, 2007

Kategori: Yansımalar, Şiirler — geceyolculuklari @ 8:34 pm

 ADLİYE KORİDORLARI

Ne zaman yolum düşse Adliye koridorlarına
Birden içim ürperir soğuk duşlar alırım
Ne kadar masum olsam da kendi vicdanımda
İçimi bir korku sarar  suçluymuşum sanırım

Asık suratlı hakimler buz kesilen duvarlar
Ağlayanlar sızlayanlar haksızlığa uğrayanlar 
Gözü yaşlı çocuklar ve yıkılan yuvalar
Yürekleri parçalar gördüğüm manzaralar

Burada vicdanlar haraç mezat satılır
Bir yalancı şahitle insan ipten alınır
Paran varsa önünde tüm kapılar açılır
En zor sonuçlara kestirmeden varılır

Avukatlar düşünür sadece cebim dolsun
İsterse savunduğu fark etmez suçlu olsun
Dünya onlar için bu dünyadan ibaret
Vicdanları kararmış ne sual var ne ahret

Çürüyüp giden ömürler ve kaybedilen yıllar
Elinde dosyalarla koşuşturup duranlar 
Duvarlarda izi kalmış göz yaşı,çığlıkların
Adliye koridorunun tarihini yazanların

HİKMET GÜNDÜZ
Fatih parkı akşam saat 20:30 01/07/1998

 Önemli AçıklmaBu şiirde anlatılanlar Genel anlamda yüce türk mahkemelerinde görev yapan hiç bir hakim , avukat ve de savcılarımızın bütününe ,tamamına şamil bir durum değildir.İstisnai durumlardaki vakaları anlatmaktadır.   

 ÖNEMLİ AÇIKLAMA 2Şiirler şahsıma ait olup yasal anlamda güvence kapsamındadır.Şiirlerin kaynak gösterilmeden  ( site adresi ve şaiirin ismi verilmeden ) kulanılması ve yayınlanması yasaktır.Bu aynı zamanda emek hırsızlığı olup kul hakkını ihlaldir
 

iletişim ve yazışma adresim : gunduzhikmet@gmail.com

 

22 TEMMUZ SEÇİMLERİNİN VERDİĞİ MESAJLAR Temmuz 23, 2007

Kategori: Analizler, Güncel, Yansımalar, yurt ve dünya gündemi — geceyolculuklari @ 10:24 am

AKP AÇISINDAN

Yirmi iki Temmuz Milletvekili seçimleri, neticesi itibarı ile Türk siyasi tarihimize geçecek en unutulmaz seçimlerimizden birisi olmuştur.

AK PARTİ bu seçimlerde halkın büyük ekseriyetinin desteğini alarak oyunu %34 ten % 47 çıkararak büyük bir başarı kazanmıştır.

Ancak seçim sonuçlarının dikkatlice incelenip iyi sorgulandığında,Cumhur Başkanlığı seçimi süreci ile başlayan, halkın iradesine karşı koyan anti demokratik birtakım dayatmaların, bu tablonun,bu neticenin oluşmasına önemli bir destek, önemli bir katkı sağladıkları açık bir gerçektir.Yoksa normal demokratik şartlarda ve demokratik bir süreçte AKP nin bu kadar oy alması ihtimal dahilinde olan bir şey değildir.

Netice itibari ile CUMHURİYET ELDEN GİDİYOR DİYE PEVERAN EDİP, SANAL BİR TEHDİT ORTAMI OLUŞTURMAK İSTEYENLER AMAÇLARINA ULAŞAMAMIŞ,ADETA KENDİ KAZDIKLARI KUYUYA KENDİLERİ DÜŞEREK BÜYÜK BİR HEZİMET YAŞAMIŞLARDIR, Halkımız bu tür içi boş komlo teorilerine inanmadığını bundan sonrada bu tür senaryolara itibar etmeyeceğini gür bir sesle haykırmıştır. Bindirme kıtalarla cumhuriyet mitingleri tertip edenlere “ ŞİMDİ SAYDINIZMI BİZ KAÇ KİŞİYİZ GÖRDÜNÜZMÜ ” diyerek cevap vermişler dir .Aslında cumhuriyet tehlikededir diyerek sanal gündem oluşturanların hepsinin CHP de toplandığını varsaydığımızda bu görüşlere itibar etmeyenlerin oranının % 80 civarında olduğu açık bir gerçektir.

C H P AÇISINDAN

Özellikle halkımız bu seçimlerde altarnatif politikalar üretemeyen DENİZ BAYKAL ve ekibinin kavgaya dayalı,sanal tehdit oluşturan politikalarını tasfiye etmiştir.Seçmen ” bu duruşun bana güven vermiyor,sanal kavgalar ve hayali düşmanlar üreterek ülkeye hem zarar veriyor, hemde zaman kaybettiriyorsun demiştir.

Ayrıca CHP nin; devlet içinde ağırlığı olan bazı anayasal (,Anayasa mahkemesi ,yargıtay,danıştay,yök gibi ) kurumların siyasi bir kanadı imiş gibi harket etmesi CHP yi sivil ve demokrat bir pati olma görüntüsünden uzaklaştırmıştır.Daha fazla özgürlük daha fazla değişim diyen halkımız CHP nin bu duruşunu onaylamamıştır.

Bir başka ve asıl konu ise C.H.P nin MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE GÖNÜL VERMİŞ olan büyük halk kesimini dışlıyarak onları yok sayması,onlara kucak açamayışıdır. HALKIMIZIN DİNDAR VE MUHAFAZAKAR GÖRÜŞE SAHİP OLAN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU CHP Yİ KENDİ DEĞERLERİ İLE ÇATIŞAN BİR PARTİ OLARAK GÖRMEKTEDİRLER.

Halkımız kanayan bir yara olan başörtüsü sorununun çözülmesinin önünde en büyük engel olarak CHP yigörmektedir.Bu yüzden nice gencecik kızların istikballeri sönmüş,niceleride bu baskı ve dayatmalar netice sinde öz vatanlarını terk ederek okumak ve eğtimlerini tamamlamak gayesi ile yurt dışına gitmeye zorlanmışlardır.Bu kızlarımız gurbet ve hüzün dolu bir hayata sürgün edilmişlerdir.

Bu konuyla ilgili C HP çok büyük vebal altındadır.Bizim aldığımızbilgilere göre yurt dışında bu amaçla okuyan 6-7 bin civarında genç kızımız vardır.Yazık değilmibu genç kızlarımıza ? yazık değilmi bu ülkenin dışarıya akan paralarına ? Bu hangi vicdandırki aileleri bölüyor ve bu kızlar sürgüne yollanır gibi yurt dışına yollanıyor.? Siyasi simge yaftası ile ile bu kızlarımıza yaşatılan bu dramın hangi vicdanda yeri var ? Bu yasağın arkasında olanlara şunu sormak gerekirki bu işi siyasi bir simge olarak düşünen hangi kız bu eziyetlere katlanırda yurt dışına yad ellere giderki ..! ? Hangi kız çok sevdiği ailesinden sırf bir siyasi simge için koprki ..!? Hem siz o kızlarımızın bu baş örtülerini siyasi bir simge olarak taktık larını kalplarini yarıp içinemi baktınızki böyle bir yaftayı bu kızlarımıza yapıştırıyor sunuz ? Bu genç kızlarımızın bazılarının uçakla 12 saatlik mesafede bulunan MALEZYALARDA ve nice uzak ülkelerde okuduklarını biliyormuydunuz .CHP bugünkü geldiği konumu sorgularken bunları gözardı ederse karanlık bir tünelde hep aydınlıkta gittiğini sanan ama bir insana benzemeye devam edecektir.Bu seçimlerin sonuçları böyle bir analizi ortaya çıkarmaktadırNetice itibari ile Halkımız yukarıda saydığımız bu tür olumsuzluklara demokratik bir duruş sergilemiştir kutluyorzuz

Başörtüsü yasağı sınırları aştı

HANİ ANNE

Okuluma polisler karargah kurmuş
Bugünde okuluma gidemedim anne
Baş örtüme göz dikmiş na mahrem eller
Söyle bana kim bunlar kim bunlar anne ?

Her sabah gözyaşı , her sabah aynı dram
Bu işkence ne zaman bitecek anne ?
Biz kime ne yaptık ? kime zararımız var
Biz ne günah işledik suçumuz ne anne ?

Devlet için tehditmiş başımdaki örtüm
Bu isnada kahroldum yıkıldım anne
Bunlar nasıl insan ? bunlar nasıl Müslüman ?
Söyle bana kim bunlar kim bunlar anne ?

Hani güzel Türkiye’m şehitler diyarıydı ?
Hani sıksan toprağı şüheda fışkıracaktı ?
Hani bizler bu millet şehit torunlarıydı?
Biz böyle mi olacaktık ? böyle mi anne ?

Hani bayrağımız rengini şühedadan almıştı ?
Hani istiklal marşını yazan ruh;bizim ruhumuzdu ?
Hani askerlik bizim için peygamber ocağıydı ?
Biz bu günleri demi görecektik anne ?

Hani nine hatunun ruhunda yetişecektim ?
Hani örtümü açmayacaktım,açtırmayacaktım
Hani bu yolda sahipsiz hiç kalmayacaktım
Biz bu günleri demi görecektik anne ?

Hani biz bu ülkede azınlık değildik,
Hani başı öne düşüp yürümeyecektik,
Hani itilip kakılıp horlanmayacaktık,
Biz bugünleri de mi görecektik anne

Hani biz bir bütündük Müslümanlar kardeşti ?
Hani birimizin derdi hepimizin derdiydi ?
Hani yüzde doksan dokuzu Müslümandı bu ülkenin ?
Nerede bu Müslümanlar nerede anne ?

Ben özgürlük nedir hiçbir zaman tatmadım
Hasretim barışa,sevgiye hiç yaşamadım
Ruhum bir hücrede hiç bu kadar sıkılmadım
Gidelim mi bu ülkeden gidelim mi anne
?

GİDELİMMİ BU ÜLKEDEN GİDELİMMİ ANNE DEDİLER VE BİR ÇOKLARI ÖZ VATANLARINI AĞLAYARAK TERK ETTİLERHikmet GÜNDÜZ 13/03/2002 Saat 19:35

Bu şiir şahsıma ait olup 2002 ylında Eyüp İmam hatip lisesindeki baş örtüsü mağduru kız öğrencilerin dramını anlatmaktadır. ŞİİRİN İSMİ HANİ ANNE dir.Kendim 2002 yılında aynı daramı yaşayan son sınıf öğrencisi FEYZA GÜNDÜZ’ün babasıyım şiirimin bazı sitelerde yaynlandığını gördüm buna çok sevindim ancak ismim zikredilmeden ve şiirin bazı yerleri değiştirilerek yazıldığını gördüm buna ise üzüldüm bu tür kişilere hakkımı helal etmeyeceğimi ifade etmek istiyorum.Lütfen şiirin sonuna Hikmet GÜNDÜZ ibaresini koyun ve hiç bir değişikliğe gitmeyin.Aksini yapanların mahşer günü iki ellerim yakasındadır

 

NERDESİN OSMANLI Temmuz 11, 2007

Kategori: BİZ OSMANLIYIZ, Yansımalar, Şiirler — geceyolculuklari @ 9:42 pm

NERDESİN OSMANLI

Tarihin yaprağını bir bir çevirdim
Gördüm kuşak kuşak yıkılışımı
Bir zaman dünyaya hükmeden bir devin
Şimdi cüceler elinde oynanışını

Filistin,Irak ,Afganistan Çeçenistan
Hep kan,hep göz yaşı , nereye dönüp baksam
Allahım nedir bu ve bu hal neyin nesi
Bir ateş ki sarmış, yanıyor Alemi İslam

Arıyor hüzünle o şanlı günlerini
Yetim kalmış Kudüs mescidi aksa
Geçmişini arayıp ağlıyor için için
Bir Fatih bekliyor yeniden Ayasofya

Hikmet GÜNDÜZ 1998

ÖEMLİ UYARI

Şiirlerimiz yasal güvence kapsamında olup sitedeki şiirlerimizin kayanak ( site adresi ve şaiirin ismi verilmeden ) kullanılması ve yayınlanması yasaktır.Bu aynı zamanda emek hırsızlığı olup kul hakkını ihlaldir.

 

DÜNYA İÇİN AHRET UNUTULMAZ Temmuz 9, 2007

Kategori: Güncel, Yansımalar, Şiirler — geceyolculuklari @ 11:27 pm

 

                                               

RAHMETLİNİN ARDINDAN

Hep kendini dünyaya mala mülke adadın
Şu yalancı dünyaya nede çok bel bağladın
Ezanlar okundu her gün kurtuluşa koş diye
Bu kutlu davete hiç kulak aldırmadın

Ne yazık ki unuttun mabetlerin yolunu
Ne ramazan ne Cuma hiç huzura varmadın
Nice zenginler var ki bu dünyadan gittiler
Şu olup bitenlerden hiçbir ibret almadın

Geleceğe yönelik ne hayallerin vardı
Musallaya geleceğini hiç hesaba katmadın
İşte nihayet bak geldi ve çattı o an
Bak miras konuşuyor cenazende akraban

Sen bunlar için mi bir ömrü heba ettin
Boşa bu çırpınışlar bak sen neler kaybettin
Şimdi fer yad etsen de,geri dönmek istesen de
Geri dönüş yok artık Allah rahmet eylesin

Hikmet GÜNDÜZ 1996

ÖNEMLİ HATIRLATMA

Şiirlerimiz yasal olarak güvence kapsamında olup kaynak ( site adresi ve şairin ismi ) verilmeden kullanılması yasaktır.Bu aynı zamanda kul emek hırsızlığı olup kul hakkını ihlaldir

 

DİNDEN UZAKLAŞMA VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ Temmuz 7, 2007

Kategori: Güncel, Yansımalar, Şiirler — geceyolculuklari @ 7:45 am

  

        

            NEDİR YARABBİ

Kulaklar sağır olmuş ezan sesine
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Dönmüşüz gayesiz hayvan nesline
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Mabetlerin sızlıyor her köşe taşı
Bendeki acıların budur en başı
Acep çıkar mı bir gün akıncı başı
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Müslümanlar uykuda gaflete daldı
Din gitti yerini hurafe aldı
Sadece bir adımız Müslüman kaldı
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Kuranın hükümleri tutulmaz oldu
Camiler boşaldı meyhaneler doldu
Ağlasın melekler şeytanlara gün doğdu
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Tok açın halinden anlamaz oldu
Dostluklar sevgiler paraya tabi oldu
Kıblemiz Kabe değil dolar mark oldu
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Dalkavukluk revaçta baş tacı oldu
Zalimlerin el eteği öpülür oldu
Kuzu kurda emanet zalimlere gün doğdu
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ
Alt katta cenaze üs katta düğün
Dünü aratır oldu yaşadığımız her gün
Az kaldı koca çınar yıkılacak bir gün
Bizim bu halimiz nedir YARABBİ

Hikmet GÜNDÜZ 04/09/1997

Önemli uyarı

Şiirlerimiz yasal güvence kapsamında olup izinsiz ve site adresi

vermeden kullanılması ve yayınlanması yasaktır.

Bu emek hırsızlığı olup kul hakkını ihlaldir 

 

ŞEHİTLİĞİN ANLAMI VE BAYRAK RUHU Temmuz 1, 2007

Kategori: Analizler, Güncel, Yansımalar, aşkımız çanakkale — geceyolculuklari @ 10:02 am

BAYRAK İSTİSMARCILARI
Ülkemizde son yıllarda en çok istismar konusu olan şeylerden bir taneside ay yıldızlı BAYRAĞIMIZDIR.
Son zamanlarda bayrağın anlamından ve taşıdığı değerlerden oldukça uzak bir takım çevreler,eline bağrağımızı alarak meydanlarda bu ŞANLI BAYRAĞIN öz temsilcileri olan bizlere ve istiklal marşını yazdıran o mukaddes ruha hakeret ve küfürler etmektediler. Yıllardır din üzerinden siyaset yapılmaz diye bas bas bağıranlar şimdi ortak değerimiz olan bayrak üzerinden siyaset yaparak bölücülük yapmakta , bitmekte ve batmakta olan solu yeniden canlandırmak için bayrak üzerinden siyaset yapmaktadırlar
SİZ KİM BAYRAK KİM ?
Bayrağımız rengini ŞEHİT KANINDAN almıştır.Şehitlik ise islami bir kavramdır.Öyle her önüne gelen şehit olamaz.Bu ülkede nihayet şehitlik kavramınıda ayağa düşürdüler.Halk diliyile ne şehit ne gazi ………..yoluna gitti niyazi kabilinden nice insanlara şehitlik ünvanı veriliyor.Bakıyorsunuz dağa çıkmış devletin varlığını ortadan kaldırmaya baş koymuş marksist ve ırkıçı bir hareket olan P.K.K militanı ölüyor yandaşları ona şehit diyor, Bir başkası ölüyor DEVRİM şehidi deniyor,diğer birisi ölüyor DEMOKRASİ şehidi oluyor..Yine bakıyorsunuz ömrünü ve kalemini bu milletin islami değerlerine küfür etmekle tüketmiş bir gazeteci ölüyor bunada basın şehidi deniyor.Şehitlik bu kadar ayağa düşecek ucuz bir kavrammı dır..! ALLAH AŞKINA ? Şehitlik kim..! ? siz kimsiniz.? Biz bu ülkede öyle geri zekalı insanlar gördükki Çanakkalede bize karşı savaşta cehennemi boylayan İNGİLİZ ASKERLERİNE BİLE ŞEHİT DİYEN İNSANLAR GÖRDÜK. Bu olayı bizat bir çanakkale gezisi esnasında yaşayan kişiyim
ŞEHİTLİK NEDİR ?
Şehit ALLAHA(c.c) Sevgli Peygamberimiz HZ.MUHAMMDE (a.s.) ve KURANA iman etmiş bir müslümanın din ve vatan uğrunda savaşarak ölmesi ile ulaştığı en yüksek mertebedir.Bu makam peygamberlikten sonra ulaşılabilecek dünya ve ahret makamlarının en yükseğidir.Kuranın bir hükmünü dahi inkara kalkışanların vatan müdafasında dahi ölseler şehitlikleri ve müslümanlıkları asla söz konusu olmaz. Çünki Allaha ve kurana iman etmeyen kişilerin cennete girmesi söz konusu olmadığı gibi,şehit olmalarıda söz konusu değildir.
Bayrağımızdaki HİLAL inancımızı İslamı temsil eder Nasılki hırıstiyanlığı HAÇ (+) Temsil ediyorsa, islamın ve müslümanlığın simgeside HİLALDİR.YILDIZ ise bağımsızlığımızı sembolize eder.Bu bayrak bu inancı taşıyan büyük ekseriyeti türk olmak üzere bu bayrağın oluşmasında kanını akıtan müslüman olan herkesin bayrağıdır.Çanakkalde bu uğurda bayrak için can ve kan vermiş dünyanın dört biryanından gel miş bu uğurda Şehit olmuş Türk olmayan her ırktan birçok müslüman kardeşimiz vardır.
Bugün Allahtan peygamberden haberi olmayanların,meyhane yolunu bildiği kadar caminın ve Cumanın yolunu bilmeyenlerin, bayrağın ve istiklal marşımızın ruhundan uzak yaşayanların, bayrakla şehitlikle ne ne alakası olabilir?.Bayrak kim ? siz kimsiniz bayrak sizin neyinize ? Bu bayrağın rengini kim ve hangi ruh oluşturduysa bu bayrak onundur.Bu ruhun ne olduğunu görmek istemeyen körlere istiklal marşının sadece iki kıtasını değil on kıtasını hatırlatırız.Yinede anlamadıysalar MEHMET AKİF ERSOY’UN ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE ADLI DESTANINI İYİ OKUMLARINI tavsiye ederiz.Buna rağmen yinede anlamayamadığınız bir şey varsa En çok istismar ettiğiniz MUSTAFA KEMAL PAŞANIN çanakkale siperlerinde not defterine yazdığı şu hatıratını iyi okuyunuz.
yalnız size bomba sırtı vakasını anlatmadan geçemeyeceğim karşılıklı siperler arsındaki mesafe 8 metre yani ölüm muhakkak göğüs göğüse çarpışmalar var.Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına şehit düşüyorlar ikinci siperdekiler onların yerine geçiyorlar.Fakat ne kadar imrenilecek bir durum biliyormusu nuz öleni görüyorlar üç dakika içinde kendilerininde öleceklerini biliyorlar.Fakat en ufak bir çekinme bile göstermiyorlar.Sarsılma yok ürpeti yok okuma bilenler ellerinde kuran cennete gitmeye hazırlanıyorlar, bilmeyenler ise şahadet getirerek düşmana saldırıyor lar.Emin olasınızki ve bilesinizki bize çanakkale savaşı nı kazandıran bu yüksek ruhtur.”Diyor MUSTAFA KEMAL PAŞA
yine çanakkalede düşman kuvetleri başkomutanı general HAMİLTON savaşı kaybettikten sonra bir açıklamasında şöyle diyor. ” onlar öyle bir kitaba (kurana ) iman ediyorlarki içlerindeki bu inancı yok etmediğimiz müddetçe bu topraklara girmemiz mümkün değildir” Dün güç kullanarak bunu başaramayanlar bugün kendi kültürlerini empoze etmek suretiyle kısmende olsa malesef bunu başarmışlardır
Bu gün istiklal ve bağımsızlığımız tehlikededir diyenler acaba bir asra yakın zamandır. Bağımsızlığımızı sağlam temeller üstüne oturtacak hangi atılımları yapmışlardır. Bu gün savaş uçaklarımızı,tankımızı , kendimiz yapabiliyormuyuz.? Ağır sanayisi dışa bağımlı bir ülkenin bağımsızlığından bahsedilebilirmi ?. Öyle hergün dilden ruha inmeyen söylemlerle istiklal marşını okumakla malesef bağımsız olunmuyor beyler…! Dolayısı ile bayrağın ruhundan ve istiklal marşı yazdıran ruhtan haberi olmayanların bayrak sevgisinden ve bağımsızlıktan söz etmesi abesle iştigaldir.
özetle şunu söylemek isterimki ben türküm ama müslüman olamak öncelikli şeref tacımdır. Hangi ırktan olursa olsun dünyanın dört bir tarafındaki müslümanlar benim kardeşlerimdir.İmanımın bir gereği olarak bu ülkeyi parçalanmaya götüren ırka dayalı ne Türkçü nede Kürtçü hiç bir hareketin peşinde olmadım olamamda; Ancak bu bayrak için bu vatan için herkesten ziyade canımı vermeye hazırım ve BU ÜLKEYİ SÖZDE DEĞİL ÖZDE SEVEN,DEDESİ YEDİ SENE ASKERLİK YAPMIŞ KUTULUŞ SAVAŞINA KATILMIŞ BİR GAZİ TORUNUYUM.İMAN NE DEMEK VATAN NE DEMEK BAYRAK NE DEMEK BUNU İYİ BİLİRİM.Öyle dekolte ve trasparan kıyafetlerle eline bayrak alıp mitinglere koşmakla bayrak ve vatan sevilmiyor.Birkere o giyiminiz sonrada söyleminiz o bayrağın ruhuna uygun düşmüyor.
SELAM OLSUN KURANIN AYDINLIK İZİNDEN YÜRÜYENLERE

 

PAROLAMIZ SEVGİ YOLUMUZ KARDEŞLİKTİR Haziran 30, 2007

Kategori: Analizler, Güncel, Yansımalar — geceyolculuklari @ 10:04 am

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Beni bir insan olarak yaratıp yücelten,sonrada islamla şereflendiren alemlerin Rabbine sonsuz hamd ederim.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Allah rasulünün buyruğu üzere ve imanımın bir gereği olarak; Doğu dan batı ya,kuzey den güneye,yer yüzündeki bütün müslümanları derilerinin rengine ve hangi ırktan olduklarına bakmaksızın,aralarında hiç bir ayrım,hiç bir fark gözetmeksizin onları kardeş sayar ve severim.

BEN BİR MÜSLÜMANIMEN

Bilirim ve inanırımki hiç bir ırkın diğer bir ırka üstünlüğü yoktur ve gerçek üstünlük islamla şereflenmektir.Bu nedenle kökü yahüdi lik’ten gelme olan üstün ırk anlayışını,yani kavmiyet ciliği dinimin ret ettiği gibi bende red ederim.

BEN BİR MÜSLÜMANUM

Benim bir türk olarak,benim bir kürt olarak veya her hangi bir ırktan bir insan olarak dünyaya gelmem ALLLAH’ın dilemesiyledir kendi tercihim değildir.Öldüğüm zaman kabir aleminde münker ve nekir melekleri bana hangi ırktan olduğumu değil nasıl bir müslüman olduğumu soracaklar.Allah katında müslüman olmayan bir türk’ün bir arab’ın bir kürt’ün değeri, diğer kafirlerle ve imansızlarla aynı katagoridedir.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Irklar insan oğlunun bir çeşitliliği ve soy ağacını belirten ana unsurların ötesinde hiç bir şey değildir. Müslümanlığımız dan öte bunların hiç birsi bizi kurtaran öncelikler değildir. Bedenler ölür çürür gider ama iman ve amelimiz ruhumuzla baki kalır.İşte türklük ve Kürtlük çürüyen bir insan bedeni gibidir.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Bilirimki Irkların üstünlüğüne dayanan kavmiyetcilik ve turancılık anlayışı müslümanların birlik ve beraberliğini bozan en önemli fitnedir ve islam ümmetinin başının en büyük belasıdır.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Bilirimki siyonist ve batılı emperyalistler Müslümanların arasına kavmiyetciliği ve ırkçılığı sokarak osmanlıyı parçala mışlar, ümmet bilincini kaybeden müslümanlar kavimlere bölünerek batılı emperyalistlerin elinde kolay yutulan küçük lokma haline gelmişlerdir.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Bilirimki Hangi milletki kuranı kendisine rehber edinmiş Allah onu yüceltmiş ve yine bilirimki hangi milletki islamı terk etmiş ve ona sırtını dönmüş ise Allah onu zelil ve perişan edip küçültmüştür.Geçmişteki osmanlı ve bu günkü islam alemi nin durumu buna en güzel örnektir.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Bilirimki bedirde,hayberde,İstanbulun Fethinde,Malazgirtte,çanakkale de ve kurtuluş savaşın da ve yer yüzünün nice yerlerinde yükselen sancak bir ırkın gücüne dayalı yükselen sancak değil imanın ve islamın yükselen sancağı idi.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

İmanımın bir gereği olarak Dünyanın neresinde olursa olsun bir müslümanın acısı acım sevincide sevincimdir. Bu nedenle ırak,filistin, afganistan, çeçenis tan benim meselmdir bunlara duyar sız kalamam .

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Öncelikli görevim müslümanlar arasındaki ayrıştırıcı bir bir fitne olan ırkçılığı ortadan kaldır mak sonrasında ise bir ümmet bilinci ve şuuru ile gayeyi hayalim olarak dünayadaki iki milyar Müslümanın katılımı ile gerçekleşecek büyük islam birliğini kurma yolunda çalışmaktır.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Benim öncelikli ve yeghane rehberim Allah Rasülü HZ.MUHAMMED (S.A) dır Onu sevenler baş tacımız Ona düşman olanlarda baş düşmanımızdır.Hangi ırktan olursa olsun ona yakın olanlar en yakınımız,ona uzak olanlarda aynı anneden doğsak bile en uzağımızdır bu böylece biline; Hayata bakışımızda hahaytı algılayışı mızda, dünyadan ahrete uzanan yolculuğumuzda bizi nurave aydınlığa götüren yegane kıstaslarımız onun getirdiği kıstaslardır.

BEN BİR MÜSLÜMANIM

Allah rasülünün ( sa ) getirdiği vahye dayalı öğretiler dışında dünyadaki bütün izimler ,bütün beşeri sistemler insanlığı mutlu edememiş onun yerine insanlığa kan ve göz yaşından başka bir şey suınamamıştır. Bugün bir kere daha görüyoruz ve yaşıyoruzki insanlık her zamankinden daha fazlasıyla ona muhtaçtır.

ÖNEMLİ HATIRLATMA

Sevgili kardeşlerim yukarıdaki yazımızın bazı sitelerde yayınlandığını ve bundan ziyadesi ile memmun olduğumu belirtmek isterim ancak yazının altına HİKMET GÜNDÜZ ibaresini koyarsanız emeğe saygının bir gereği olarak bizi de mutlu etmiş olursunuz

SELAM VE DUA İLE

Hikmet GÜNDÜZ