–TOKATLI BEKİR –
Sene 1915 tokatın bir köyünde düğün vardır bu TOKATLI BEKİR’İN düğünüdür.
Bekir köyün bıyyığı henüz yeni terlemeye başlamış genç delikanlılarından biridir.Bekirin Ayşe ile düğünleri vardır.Köy meydanında davul zurnalar çalınır kadınlar bir tarafta erkeler bir tarafta herkes eğlenmektedir.Bu davul ve zurna sesleri arasında köy kahyası yüksek bir yere çıkarak şöyle bağırır
(Ey ahali ! kasabadan müftü efendi haber salmış!Çanakkalede harp kopmuş! Oraya akşama gönüllü bir kafile çıkacakmış!Eli silah tutan erkeklerden isteyenler gidip muhtarlığa kendi ni yazdırsınlar!Duyduk duymadık demeyin haaaa…!)
Diye gelen duyuruyu etrafındakilere duyurmaya çalışıyordu.Bu duyurudan sonar Bir den davulların sesi kesilir.Ortalığı büyük bir sessilik kaplar.Herkes muhtara koşmuştur gönüllü kafileye yazılmak için.O esnada Bekir bir bakarki yanında bir kaç yakını hariç kimse kalmamıştır. Oda Hemen eve koşar kapıyı çalar,
”Anama söyleyin kapıyagelsin der.Annesi kapıya gelir buyur evladım der. Bekir anasına “Anacıoğım ÇANAKKALEDE harp kopmuş akşama oraya gönüllü kafile gidecekmiş! Köyün gençleri Muhtarlığa yazılmaya gittiler sende bana biraz üst baş biraz yiyecek hazırla bende onlara hemen yetişeyim bende yazılmaya gidiyorum der.
Anası,
-Sen nediyorsun evladım bugün senin düğün derneğin var! Akşam nikah edeceğiz ! gidemezsin der.Bekirin ısrrarı karşısında sen daha sonra gidersin evladım der.Bekir anasına;
-Hayır anam kalamam! Arkadaşlarım akşama benim ve benim gibi nicelerinin namusunu korumak için cepheye giderken ben onlardan geriye kalamam !Ben sıcak yatağımda keyf yapamam !BEKİR korktuda AYŞENİN etekleri altına girdi dedirtmem kendime anam der.Bekirin ansı;
-Gözümün nuru BEKİRİM peki AYŞEYE ne diyeceğiz?Elin kızına ne söyleyeceğiz? Elin kızna aldık getirdik Annesine babasına ne söyleyeceğiz? söylermisin bekirim ? der.BEKİR annesinin gözlerinin içine bakar ve
-Anacaığım ona AYŞE ye dersinizki BEKİR senin namusunu korumak,eline düşman eli değmesin diye cepheye gitti! AYŞE elinin kınasını soldurmasın ve beni beklesin, harp bitince düğünümüzü derneği mizi yeniden yapacağız der.Anası ona dönerek şöyle der.
-BEKİRİM benim ciğer parem ya dönmezsen ! ya şehit olursan oğlum der.BEKİR buğulu gözlerle Anasının gözlerinin içine bakar ve şöyle der.
-Anacığım;eğer şehit olupta dönmezsem AYŞE BİLSİNKİ söz veriyorum huzuru ilahide Bizzat Peygamberimizi dünürcü gönderip onu YÜCE ALLAH’TAN tekrer isteyeceğim.Düğünümüzü orada cennette yapacağız tamamı anneciğim der.
19 mayıs 1915 teki arıburnundaki savaşta ESAT PAŞANIN bütün ısrarlarına rağmen alman komutan L.V.SANDERS yanlış taktiği yüzünden savaş tam bir flekete dönüş müş ve eskerlerimiz çok büyük kayıplar vermişler.Buradaki yararlılar dan bir çoğu buradan alınarak AKBAŞ SAHRA hastenesine getirilmiştir.Bu yaralılar arasında TOKATLI BEKİRDE vardır. Bekirin bacağı kangiren olmuş ve hastalığı birhayli ilerle miş durmdadır.Bekirin ayağının kesimesi gerekmektedir. Bundan sonrasını hastenede görev yapan hemşire SAFİYE Hanımdan dinleyelim”
Bekirin dizindeki kangiren Hastalığı hayli ilerlemiş durumdaydı bu nedenle dizinden aşağısı kesilmesi gerekiyordu. Eti bir hayli çürümüş ateşide bir hayli yükselmişti.Diğerlerinde olduğu gibi onuda uyuşturucusuz ameliyat edecektik. Yaralıların feryadını duyurmamak ve onun manevi cesaretini arttırmak için ameliyat esnasında 5 -10 sıhiye eri tekbir getiriyordu.Bekir en ufak bir tepki vermiyor, acı hissi yansıtmıyor du. Bekir bu durumunu hiç düşünmüyor Bana ne yapacaksanız çabuk yapın ben hemen cepheye dönmek istiyorum. Arkadaşlarımla düşmana karşı çarpışmak istiyorum komutanım bana gönül koymasın diyordu.Ameliyat esnasında Sıhıyye erleri ile birlikte oda TEKBİR GETİRİ YORDU. Bacağını kestik yatağına yatırdık gece yarısı oılmuştu.Doktorlarda bende istirahata çekildik. Ne kadar uyuduk bilemiyorum bitişik odadan bir gürültü oldu. “Hemşire hanım BEKİR! BEKİR! Diye seslendiler.Hemen oraya koştum bekir yatağından Kalkmış ve tek ayağı üzerine hopluyordu ve ” ameliyat bitti beni butrada ne tutuyorsunuz ben cepheye gideceğim diyordu.” bekir dur dedim Uzun süre tek ayağı üzerine kalmış olacakki birden yere yığıldı.yanımdakilerin yardımı ile onu tekrar yata ğına yatırdık.Bekiri kurtarmak için Son bir ümit kalçasından kesmek olablirdi.Artık kan kayıbın dan benbeyaz olmuş şuur kaybı yaşıyordu Doktorları beklerken kendine geldikçe bana düğününü ve cepheye gelişini anlatıyordu.Bir ara bulunduğumuz yere yakın bir yerden ezan sesi geliyordu belliki sabah oluyordu.Bekir ezanı duydu.Gözlerini açtı ve “hemşire hanım bu EZAN değilmi dedi.Sonra oda ezanı bir süre tekrar etti.Bitince bana döndü ve hemşire hanım galiba ben şehit olacığım cepheye gidemeyeceğim artık! Eğer Ölürsem beni hemen şuraya gömün!Bana öyle bir mezar kazınki,düşman üzerimden atlayıp geçemesin düşmanla aramızda sınır olsun! Diye mırıldandı.Sonra tekrar şuurunu tekrar kaybetti.Ağlamaya başladım bir ara tekrar gözlerim BEKİRE kaydı.Yüzü al ala olmuşve adeta cansız vucusu Tebessüm ediyordu.Doktorlar geldiğinde ise BEKİR için yapılacak birşey kalmamıştı.
Bekir’inAyşe ile olan düğünleri ahrete kalır.Şimdi onların cennetteki düğünlerini duyar ve hisseder gibiyiz.Hayallerinizi biraz zorlayın belkide onların o muhteşem düğünlerini sizde görebilirsiniz.ALLAH ONLARIN HEPSİNDEN RAZI OLSUN VE BİZE ŞEFAATLERİNİ NASİP ETSİN.